Makarnanın tarihteki yolculuğu

Makarnanın tarihteki yolculuğu

Makarnaya, İtalyanlar ve İngilizler “pasta”, Amerikalılar “macaroni”, Almanlar “spaetzli”, Çinliler “mein”, Japonlar “udon” diyorlar. Farklı söyleniş biçimlerine rağmen, makarna aynı makarna ve tahminler makarnanın dünyanın farklı coğrafyalarında eşzamanlı olarak bulunduğu yönünde. Bugün milli yiyeceği makarna olan ülke İtalya’nın tarihinde Etrüsk ve Roma kültürlerinde onun icadına dair izler var; ilk eriştenin kayıtları MÖ 4.yüzyıla tarihlenen Etrüsk mezar resimlerine kadar uzanıyor. Burada resmedilen düz ve şeritler halinde kesilmiş makarna, daha sonra Romalılar tarafından “lagana” (lazanya) olarak adlandırılmış. Erişte Orta Asya’da göçebe Türkler tarafından da biliniyor; göç eden kavimlerin ihtiyacı olan doyurucu ve hafif erzak ihtiyacını erişte karşılıyor. Anadolu’nun pek çok coğrafyasında halen kışlık erzak olarak erişte hazırlanması geleneği o günlere dayanıyor.

Bütün bu uygarlıklarla aynı anda Arap ve Çin uygarlıklarında da makarnanın doğuş izlerine rastlanıyor. Örneğin Marco Polo’nun Çin’den getirdiği yenilikler arasında makarna da var; zira makarna Çin’de antik dönemden beri biliniyor. Marco Polo’nun hayatta olduğu yıllarda yaşayan İtalyan edebiyatçılar Lacopone da Todi ve Boccacio’nun eserlerinde lazanya ve raviolien söz ediliyor; demek ki İtalya’da bu makarnalar o tarihlerde yeniyor. Japonlar, Korelilerin kendi icatları olan “noodles”’ı 12.yüzyılda öğrenmişler. MS 1200’lü yıllarda Ortadoğu’da “rişta”, Hindistan’da “sevika”, Araplar’da “ıtriyah” adı verilen yemeklerin iplik anlamına geliyor olması aynı İtalyanların ip anlamına gelen spagetti makarnaları gibi… Doğuda da makarna icadı için eşzamanlı bir durum olduğu görülüyor. İtalyan Catherine de Medici, Fransız Kralı 2.Henri ile evlenip Fransa’ya gittiğinde yanına aldıkları arasında makarna da var.

Makarnanın tarihteki yolculuğu

Makarnanın endüstriyel olarak ilk üretimi 15.yüzyıl başında Napoli’de yapılıyor, ancak başarılı olamıyor çünkü dayanıklılık sağlanamıyor. Makarnanın iyice kurutulmasının gerektiğini ve ancak böylece dayanıklılığının sağlanabileceğini keşfeden Napolililer, biraz gecikmeli olarak 1800’lü yıllarda tam kapasite üretime başlıyorlar. 20.yüzyılın başında elle yoğrulan makarna hamuru kesilerek yine elle şekillendiriliyor ve güneşte kurutuluyor. O günlerde Cenevre’de yaklaşık 222 makarna fabrikası bulunduğu biliniyor. Makarnanın Amerika pazarına girmesi de uzun sürmüyor; ilk makarna fabrikası Brooklyn’de AntoineZerge tarafından kuruluyor, ardından İsveç, Almanya, İngiltere ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra tüm dünyaya yayılıyor. Türkiye’de ise, kurulan ilk gıda sanayi konularından biri makarna; 1950’li yıllara kadar küçük kapasiteli tesislerde devam eden üretim, ancak 1970’lerde büyük ölçekli fabrikalara dönüşüyor.

İlk nerede bulunmuş olursa olsun, olan şu: Dünyada milyonlarca insanın en sevdiği şey makarna!

Yorum Yaz